Borçlunun Üçüncü Kişiden Olan Mal, Hak ve Alacaklarının Haczinin Hukuki Mahiyeti

Borçlunun Üçüncü Kişiden Olan Mal, Hak ve Alacaklarının Haczinin Hukuki Mahiyeti
Borçlunun Üçüncü Kişiden Olan Mal, Hak ve Alacaklarının Haczinin Hukuki Mahiyeti
Haziran , 15,2026

Borçlunun Üçüncü Kişiden Olan Mal, Hak ve Alacaklarının Haczinin Hukuki Mahiyeti

İcra takiplerinde, alacaklının çıkarlarını maksimize edebilmek adına başvurulabilecek yollardan biriside borçlunun üçüncü kişilerden olan mal, hak ve alacaklarının doğrudan haczedilebilmesidir. Özellikle borçlunun hacze kabil malları borcu karşılamak için yeterli kalmadığı ölçüde borçlunun üçüncü kişilerden olan alacaklarının haczedilebilir olması, alacaklının haklarına güvence oluşturacaktır. Bu sayede alacaklı, alacaklarına kavuşabilmek için beklemek zorunda kalmayacak, doğrudan cebri icra ile alacak kalemlerini tamamlayabilecektir.

 

Borçlu aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleşmesinin ardından alacaklının talebi halinde alacaklı tarafından takip borçlusunun üçüncü kişideki müstakbel alacakları, İcra Müdürlüğü’nce haczedilebilir hale gelecektir. İcra dairesi borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczine karar vererek haciz karar müzekkeresi düzenleyecek ve bu müzekkereyi üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi göndermek suretiyle bildirecektir.

 

Birinci haciz ihbarnamesi

 

Birinci haciz ihbarnamesi (İİK m.89/1) ile üçüncü kişiye, borçlunun kendisinden olan alacağının haczedildiği, artık borcun yalnızca icra dairesine ödenebileceği, takip borçlusuna yapılan ödemenin geçerli olmayacağı, aksi halde borcu icra dairesine tekrar ödemek zorunda kalacağı ihtar edilir. Ayrıca birinci haciz ihbarnamesinde üçüncü kişiye, gönderilen ihtarnameye itiraz etmediği taktirde borcun zimmetinde sayılacağı ve bu borcu icra dairesine ödemek zorunda kalacağı uyarısı yapılır. İcra İflas Kanunu, üçüncü kişiye bu haciz ihbarnamesine itiraz edebilmesi için 7 gün süre vermektedir. Bu itiraz icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapılabilmektedir. 

 

Birinci haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye gönderilmesiyle ulaşılmak istenen hukuki sonuç: Haczedilen alacağın üçüncü kişi de bulunup bulunmadığının tespitidir. Şayet üçüncü kişide borçlunun müstakbel alacağı bulunuyorsa bahse konu alacağın muhafazası sağlanmak istenmektedir. 

 

Üçüncü kişi kendisine tebliğ edilen bu ihbarnameye yasal süresi içerisinde itiraz etmediği takdirde borç üçüncü kişinin yedinde sayılır ve alacaklıya, icra dairesinden üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep etme hakkı doğar. Dolayısıyla birinci haciz ihbarnamesinin hukuki mahiyeti, takip borçlusunun üçüncü kişiden olan alacaklarının tespitine ve muhafazasına yöneliktir. 

 

İkinci haciz ihbarnamesi

 

Birinci haciz ihbarnamesine itiraz etmeyen üçüncü kişi, ihbarnameye itiraz etmeyerek takip borçlusuna karşı borcunun olduğunun tespitinin yapılmasına ve bu borcun muhafaza altına alınmasına vesile olmuş olacaktır. Bu tespit sayesinde alacaklının talebi halinde, icra dairesi üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesi (İİK m.89/2) gönderebilecek yetkiye sahip olacaktır. İkinci haciz ihbarnamesinde üçüncü kişiye birinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmediği için, iddia edilen alacağın kendi yedinde sayıldığı ancak buna rağmen 7 gün içerisinde alacağı ödeyebileceği veya itiraz edebileceği”bildirilir. Ayrıca “ödeme yapılmaz veya itiraz edilmezse iddia konusu alacağın üçüncü kişinin uhdesinde var olduğu hususunun kesinleşeceği” ihtar edilir. 

 

İkinci haciz ihbarnamesinin hukuki mahiyeti ise borçlunun üçüncü kişide haiz olan alacakların tespitinin kesinleştirilmesi olacaktır.  Borçlunun üçüncü kişiden olan alacaklarının kesinleşmesi bahse konu alacakların icra emriyle haczedilebilir hale gelmesini sağlayacaktır. İkinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmemesi ile kesinleşen alacaklar artık hacze kabil haldedir, bu aşamadan sonra İcra İflas Kanunu bize üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderilmesini talep etme hakkını tanıyacaktır. 

 

Üçüncü haciz ihbarnamesi 

 

Üçüncü haciz ihbarnamesiyle icra dairesi, üçüncü kişiye “ ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmemekle kendisinde borçlunun alacağının var olduğu hususunun kesinleştiği, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde borcu icra dairesine ödemesi gerektiği ya da böyle bir borcun var olmadığını iddia ediyorsa 15 gün içerisinde genel mahkemelerde bir menfi tespit davası açması gerektiği” bildiriminde bulunulur. Ek olarak “eğer borçlu 15 gün içerisinde menfi tespit davası açmaz veya açtığına dair belgeyi 20 gün içinde icra dairesine ibraz etmezse, alacağın kendisinden icra kabiliyetliyle alınacağı” ihtar olunur. Üçüncü kişi, takip alacaklısına herhangi bir borcu olmadığını belirten bir menfi tespit davası açmaz veya icra dairesine ödeme yapmazsa; alacaklının talebi üzerine, borca konu tutar icra dairesi tarafından doğrudan üçüncü kişiden tahsil edilir.

 

Fakat dikkat edilmelidir ki alacaklının bu talepleri üçüncü kişinin ihbarnamelere yasal süresi içerisinde itiraz etmediği ve borçluya ödeme yapmadığı durumda sistematik olarak ilerleyecektir. Üçüncü kişinin borca itiraz etmesi yahut borçluya ödeme yapması halinde farklı stratejilerin izlenmesi gerekmektedir.

 

Sonuç

 

İcra İflas Kanunu, alacaklının haklarını koruduğu ölçüde borçlunun ve üçüncü kişilerin haklarına zarar vermemeyi de gözetir. Uygulamada sık sık karşımıza çıkan durumlardan birisi, üçüncü kişilerin haciz ihbarnamelerinin tebliğ edilmiş olmasına rağmen bir şekilde bahse konu ihbarnamelerden haberdar olmaksızın itiraz haklarını yitirmektedirler. Bunun sonucunda borçluya karşı hiçbir mal, hak ve alacak borcu bulunmamasına rağmen ödeme yapmak zorunda kalan üçüncü kişi çözümü İcra Mahkemesine usulsüz tebligat şikayetinde bulunmakta veya genel görevli mahkemelerde dava açmakta aramaktadır. 

 

İcrai işlemler, sıkı süre şartlarıyla edim kabiliyeti kazanan ve devlet eliyle hem borçluyu hem de alacaklı ve üçüncü kişilerin haklarını güvence altına alan hukuki edimlerdir. İcra İflas Kanunu m.89’da belirtilen haciz ihbarnameleri, alacak kalemlerinin icra kabiliyetiyle tahsilinde çok önemli bir rol oynamaktadır.

 

Asist Hukuk Bürosu